Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Aralık ayında gerçekleştirdiği Para Politikası Kurulu’nun toplantı özetini resmi internet sitesi üzerinden yayınladı. Toplantı özetinde, 2019 yılı üçüncü çeyreğinde mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilerle ikinci çeyreğe göre yüzde 0.4 oranında artan çeyreklik büyümenin temel belirleyicisinin tüketim harcamaları olduğu belirtildi.  Üçüncü çeyrekte mal ve hizmet ihracatındaki artış eğiliminin korunmasına rağmen, ithalattaki toparlanmayla net ihracat yıllık ve dönemlik büyümeye negatif katkı verdiğinin altı çizildi. Tüketici fiyatlarının Kasım ayında yüzde 0.38 oranında arttığı, yıllık enflasyonun ise 2.01 puan yükselerek yüzde 10.56 olduğu belirtilen toplantı özetinde, yıllık enflasyondaki yükselişte büyük ölçüde bir önceki yılın aynı döneminde geçici vergi indirimlerine bağlı olarak temel mal grubunda kaydedilen baz etkisinin belirleyici olduğu ifade edildi.

İktisadi faaliyetin sektörel yayılımındaki iyileşmenin devam ettiğini belirten TCMB, İktisadi Yönelim Anketi, PMI ve sektörel güven endeksleri gibi göstergelerin ışığında imalat sanayi ve hizmet faaliyetlerindeki iyileşmenin sürdüğüne de dikkat çekti. TCMB ayrıca önümüzdeki dönemde net ihracatın büyümeye katkısının gerileyeceğini dezenflasyon süreci ve finansal koşullardaki iyileşme ile birlikte ekonomideki toparlanmanın devam edeceğini öngördüğünü bildirdi.

Resmî web sitesinde yayınlanan PPK toplantısında para politikası ve risklere de değinen TCMB, küresel iktisadi faaliyetteki zayıf seyir ve küresel enflasyonun zayıf olması nedeniyle gelişmiş ülke merkez bankalarının para politikalarını genişleyici yönde sürdüreceklerine dair beklentilerinin güçlendiğini bu bağlamda da başta ABD olmak üzere gelişmiş ülkelerde para politikasının son dönemde sergilediği destekleyici duruşun orta vadede korunacağı beklentisi ile gelişen ülke finansal varlıklarına yönelik talebin ve risk iştahının desteklendiğini belirtti. ABD ile Çin arasında yaşanan ticaret geriliminin çözülebileceğine dair son dönemde oluşan iyimser beklentiler nedeniyle de bir önceki toplantı dönemine kıyasla küresel risk iştahının bir miktar yükseldiğini ve gelişmekte olan ülkelere yönelen portföy akımlarının daha olumlu bir görünüm sergilediğini açıklayan TCMB, ek olarak Türkiye ülke risk priminin, para politikasındaki temkinli duruş ve makroekonomik göstergelerdeki iyileşmenin yanı sıra, gelişmiş ülkelerde destekleyici para politikası görünümüne bağlı olarak gerilemeye devam ettiğini ifade etti.

TCMB’nin enflasyon beklentilerinde genele yayılan bir düzelme gözlendiği belirtilen toplantı özetinde, enflasyonun ana eğilimine dair göstergeler, arz yönlü faktörler ve ithalat fiyatlarının enflasyon görünümünü olumlu etkilediği, bu gelişmelere bağlı olarak da güncel enflasyon tahminlerinin yılsonu itibarıyla, Ekim Enflasyon Raporu’nda öngörülenin alt sınırına yakın gerçekleşebileceğine ve 2020 yılı için öngörülen dezenflasyon patikasına dair risklerin, dengeli olduğuna işaret etmesi nedeniyle Kurulun, politika faiz oranının 200 baz puan indirilmesine karar verdiği iletildi.

Enflasyondaki düşüşün hedeflenen patika ile uyumlu şekilde gerçekleşmesi için para politikasındaki temkinli duruşun sürdürülmesi gerektiğini belirten Kurul, parasal sıkılığın düzeyinin, ana eğilime dair göstergeler dikkate alınarak enflasyondaki düşüşün sürekliliğini sağlayacak şekilde belirleneceğini vurguladı. Merkez Bankası, enflasyondaki katılık ve oynaklıkları azaltacak yapısal adımlara devam edilmesinin fiyat istikrarına dolayısıyla da toplumsal refaha olumlu katkıda bulunacağının altını çizdi.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz